Miniğim seninle bu haftamız çok güzel geçti.Senin olduğun her günümüz güzeldi ama 2. doğum gününden sonra sanki sana sihirli bir el değdi ve büyüyüverdin. Beni hayretler içinde bırakıyorsun biliyor musun? Birlikte her gün bir faliyet yapmaya çalışıyoruz. Geçen gün patates baskısı ve ip baskısı yaptık. Çok sevdin sen bu işi ben yoruldum babanla devam ettin baban yoruldu ama sen hala yorulmadın. Baskı konusunda çok başarılıydın. Tebrikler. Dünde ev resmi çizip içine mercimek , nohut yapıştırdık. Bunda pek başarılı olamadık ama neyse. Mercimekleri yemeye kalkmasaydın daha uzun sürebilirdi yapıştırma işimiz. Kızım yeme dedikçe " ama anne neden" diye sorup durdun.Kızım çok sert dişin kırılır dedim ama nafile illaki deneme yanılma yöntemini kullanacaksın ya devam ettin yemeye. Ama baktın ki çok sert birazda halılar yesin diye halıya döktün. Ben de sana küstüm. Ama sen sürekli beni öpüp ve kendini zorla öptürüp "anne bayışalım mı " diye tutturdun. Sen mercimekleri toplayınca barıştık tabiki.
**********
Bu ay Meraklı Minik Dergisinin ekinde kurbağa maskesi vardı. 1 hafta boyunca maskeyi takıp vırakladın. Kurbağalar bile senin gibi güzel vıraklayamaz. Hayvanları çok seviyorsun ve onlara çok meraklısın. Maşallah tanımadığın hayvan yok. Karakulağı bile tanıyorsun. Meraklı minik dergisi sağolsun. Öpsem prensese dönüşür müsün acaba?
***
*

*********
Bu hafta benim kızım ne kadar büyümüş diye merak ettim ve boyunu ölçtük. Minnoş kızım 86 cm çıktın.Eh işte idare eder. Büyüme eğrin ortalarda gidiyor. Biz sana ne yaparsak sende bebeklerine aynısını uyguluyorsun ya hemen hepsinin boyunu ölçtün. Bebeğin boyu 90 cm miş. Sen ölçtün sen söyledin. Biz senin yalancınız. Sonra bir hışımla kendi boyunuda ölçmeye kalktın. Bize güvenmedin mi yoksa bıcırık. Ama o kendi boyunu ölçerken ki haline bittim. Ne kadar masum duruyorsun. Yalnız boyunu mu yoksa enini mi ölçtüğün pek belli değil.:) Yıllar sonra bu satırları okumayı Allah sana ve bana nasip ederse şimdiden "Anne ya.." dediğini duyar gibiyim.
***
*

***
*

**********
Bunlarda bizim evin Altın Kızları. Bebeklerinle yan yana oturmayı çok seviyorsun. Onları uyutuyorsun, mama yediriyorsun, biri muhakkak kucağında oluyor. Gecede onlarla yatıyorsun. Arkadaş gibi görüyorsun onları heralde. Yoksa sen kardeş mi istiyorsun:)
İsimlerinide kendin koydun. Örgü bebek, Mantar bebek, Şarkı söyleyen bebek. Bazende bir ikisini Firdevs Teyzene götürüyorsun. Bu gün de kiraz bebeğini götürdün. Sabah doğum gününde diktirdiğimiz kırmızı askılı eteğini giydin ve (dolaptan kendin seçtin) "anne bu gün ben çok şık odum. Teryzem beni gezmeye götüysün." dedin. Cavitlere gitmek istiyormuşsun. Bu dileğini teyzene ilettik bakalım belki götürür. Caviti çok seviyormuşsun ama o sana oyuncaklarını vermiyormuş ve çok yaramazlık yapıyormuş.
***
*
**********
Sana çok büyüdün dedim ya nerden anlıyorum büyüdüğünü biliyor musun. Geçenlerde lokantaya gittik. Tabiki sen yanımızda olunca parkı olan bir lokantayı tercih ettik. Biz yemeğimiz babanla rahat rahat yedik ve sen parkta kendi halinde hiç sorun çıkarmadan oynadın. Ordaki kardeşlere çok saygılı davrandın. Senden küçüklere yardım ettin. Bu merhametin için sana çok teşekkür ediyorum canım yavrum. Beni çok mutlu ettin. En çokda parktaki evleri seviyorsun. Acaba sana bir çadır mı alsak bilemiyorum ki. Blogcu Teyzelere sorarız , deneyimlerinden faydalanır gerekliyse alırız tamam mı kuşum.
***
* 
***
*

***
*

***********
Akşam babanla seni bu halde yakaladım. İkinizde çok tatlıydınız. Pardon üçünüzde aradaki biberonuda unutmayalım. Seni uyutmakta biraz zorlanıyoruz bebeğim . Anlıyorum sen bizimle daha çok vakit geçirmek için uyumak istemiyorsun ama sabah bizim gibi mesai için kalkıyorsun. Hemde büyümen için uyuman lazım değil mi bitanem. Bende seninle uzun uzun vakit geçirmek istiyorum ama kaliteli vakit. Uykuluyken hiç bişeyin tadı olmuyor ki. Sen uyuyunca 1 saat boyunca başında bekleyip seni izliyorum. Zaten masum bir meleksin ama uykuda dahada masumlaşıyorsun. İtiraf ediyorum seni biraz sıkıştırıp öpüyorumda. Uykunda seni rahatsız ettiğim için üzgümnüm ama dayanamıyorum ne yapalım. Sen de o kadar tatlı olma o zaman.
***
*

**********
Bu Erol Taş hallerin beni öldürüyor zaten. Çok kibarsın çok tatlısın ama çatal kullanmayı sevmiyorsun.10 parmak ve 2 el kullanmayı tercih ediyorsun yemek yerken. Aslında bu yemek değil akşam yemeğimizi yedik ve ben ertesi akşama tavuk çorbası yapıyordum ki tavukları görünce dayanamadın yiycem diye tutuurdun. İştahlı bir çocuk değilsin ama ete ve tavuğa dayanamıyorsun. Küçük bir tabağa koyduk kabul etmedin , hepsini istedin ve daldın içine. Neyseki o yemeği sadece biz yedik misafirimiz falan yoktu. Ama o tavuk çorbasında ayrı bir tat vardı sanki. Senin ellerinden bal damlamış anneciğim. Hiç bu kadar güzel çorba içmemiştim.
***
*

***********
Hafta sonu gittiğimiz marketin birinde dinazor vardı önce yaklaşmadın ama sonra pek sıkı fıkı oldunuz. Hiç bırakmak istemedin dinazoru.Dinazorda seni çok sevdi. Çünkü diğer çocuklar hep ağladı onu görünce ama sen tanışmayı tercih ettin. Aferin sana.
***
*

********
Minnoş kızım bu fotografda gözüken dolap babanla benim dolabım ama senin kıyafetlerin tarafından işgal edilmiş bir haldeler. Kıyafetlerin yetmiyormuş gibi birde sen giriyorsun dolabın içine. Şaklanıyormuşsun. Saklanırkende bağırıyorsun" ben buraya şaklanıyorum beni bulun "diye. Bizde arama numarası yapıyoruz ve sonuç ne oluyor hadi bil. Sonunda zorda olsa seni buluyoruz. Sen bu duruma çok keyifleniyorsun. Basıyorsun kahkahayı. O halin o kadar sevimli oluyor ki anlatamam. Sana bakıyorum bakıyorum ama doyamıyorum.
***
*

********
Yaşına göre kelime dağarcığında çok geniş ve kelimeleri uygun yerde kullanıyorsun. Hafta sonu dışarı çıktık. Beni doktora götürdün. Dışarda yağmur yağıyordu ve biraz soğuktu. Bu durum karşısında senin yorumun beni hayretlere düşürdü. "Anne havada
pek soğuk" dedin. Ardındanda "
çok fena yağmur yağıyor" deyince ben koptum zaten. Sen yoksa 2 yaşında değil misin bize numaramı yapıyorsun. Benim bile kullanmadığım sıfatları sen bir çırpıda yerli yerinde kullandın. Maşallah sana.
********
Bu günlerde bana çok düşkünsün. Nedenini bilemiyorum ama bişeyler mi hissediyorsun. Kendine bir rakip falan:) Bu bana düşkün hallarinden hiç şikayetçi değilim. Aksine hoşuma gidiyor. Anneciğine hiç kıyamıyorsun. Azıcık uzansam hemen üzerimi örtüyorsun. İlacımı getirip kendi ellerinle veriyorsun. İlaç içmeyi hiç sevmiyorum ama sen verince bir başka oluyor. Sen benim için çok değerli ve çok özelsin. Bunu hiç bir zaman unutma olur mu?
***********
Yazdıklarımı şöyle bir okudum da gerçekten başlığa yakışır bir yazı olmuş. Daldan dala konmuşum. Ne yapayım hayat hızla akıp geçiyor, herşey Fatma Naz dahil çok hızlı değişiyor. Ben ancak yakalayabildiklerimi klavyeden aktarabildiğim kadarıyla yazabiliyorum.