Sayfalar

KIZLARIM BÜYÜYOR

Lilypie Waiting to Adopt tickers Lilypie Waiting to Adopt tickers

HOŞGELDİNİZ.......

Blogumuzu ziyaret ederek bizi yalnız bırakmadığınız için kocaman teşekkürler, tekrar misafirimiz olmanız dileğiyle;

24 Ocak 2010 Pazar

Zeynep Neva

~~~~~~~~
2o Kasım Cuma günü sezeryanla dünyaya gelmesini beklediğimiz 2. kızımız Zeynep Neva acele ederek 15 Kasım Pazar günü Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Op.Dr.Suat Hasgören tarafından yapılan sezeryan ameliyatı ile saat 17.30 da ailemize katıldı. 3 kilo 100 gram ve 49 santim doğarak 3 kilo 27 gram ve 48 santim doğan ablası Fatma Naz'a biraz fark attı. Bu haberi vermekte epey geç kaldım ama malum 2 çocuğa bakmak çoook zor.

20 Aralık 2009 Pazar

8 Eylül 2009 Salı

Fatma Naz'dan Argolar!!!!!

Benim minik kızım büyüdü büyüdü kocaman oldu. Zaten konuşma konusunda hiç bir zaman sıkıntı yaşamamıştı. Şu andada tamamen konuşma dilini çözmüş drumda. Gerçi uzun süredir bülbül gibi şakıyor ama bu son dönemdeki şakımalar pek bir farklı. Fatma Naz 'ın 2 yaşına kadar televizyon izlememesi konusuna çok dikkat etmiştik. Zaten kendisininde televizyon izleme konusunda bir talebi olmuyordu. Ne olduysa şu Buz Devrinden sonra oldu. Günde 1 kere muhakkak Buz Devrini evde izlemek istiyordu bizde izin veriyorduk. Takiiiii Şu olanlar yaşanan kadar........ Yazdıklarım hayal ürünü değil tamamen gerçektir...

Bir gün Fatma Naz'ı beşiğine çıkartmak için kucağıma aldım eh haliyle insan 7 aylık hamile olunca biraz zorlanıyor .Biraz oflayarak puflayarakda olsa bizim kızı beşiğinine koydum. Fatma Naz hanım başını manalı manalı sallayarak bana;

-Başardın dostum demesin mi?

Ben şok oldum.Daha 2,5 yaşındaki kızım bana başardın dostum diyor. Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim.

Başka birgün Firdevs Teyzesine gelen bir komşu Fatma Naz'a

-Üzerindeki tişört artık sana küçük geliyor onu kardeşine verirsin demiş. Fatma Naz şöyle bir yan yan bakmış kadına ve,

-Yemezler diye karşılık vermiş.

Kadın şok olmuş. Tabii duyunca bende şok oldum. Bizim hiç kullanmadığımız argo kelimeleri nasıl yerli yerinde kullandı, nereden nasıl öğrendi diye düşünürken aklımıza Buz Devri geldi. Oturdum ve Fatma Naz' la birlikte izledim ve bu lafların oradaki Sit'e ait olduğunu keşfettim. Birçok kere izlemiş olmama rağmen o konuşmalar benim hiç dikkatimi çekmemiş. Bizim küçük hanımda çımbızla çeker gibi o lafları ezberlemiş. Neyseki kızımla konuştum ve hallettim bu argo kelimeleri. Artık kullanmıyor.

Küçücük masum yavruların ağzına hiç yakışmıyor bu argo kelimeler değil mi ?

25 Temmuz 2009 Cumartesi

İlk Sinema , İlk Konser

Geçen hafta Fatma Naz'la bazı ilkler yaşadık. Ailece stres atmaya ihtiyacımız olduğu için herkesin hoşuna gidecek faaliyetler yapalım dedik. Ve önce sinemaya gitmeye karar verdik. Sinemaya 3 yaşından küçük çocukları almıyorlarmış ama biz kızımıza kefil olduk ve sinemaya girebildik. Kızımızda bizi utandırmadı ve film boyunca hiç sesini çıkarmadı. Gerçi dinazorlardan biraz korkunca anne amcaya söyle televizyonu kapatsın diye bana fısıldadı ama korkacak bişey olmadığına inandırmayı başardık ve sorunsuzca filmimizin sonuna kadar geldik. Arada sırada Fatma Naz 'ın sesi "bunlar canavar ama koykacak bişey yok" diye cıkmadı değil. Zaten sinemda bizden başka 4 kişi daha vardı. Bu arada hangi filmemi gittik tabiki hepimize uygun bir film olan Buzlar devri-3. Biz eğlendik ama bazı yerlerinde çocuklar korkabilir. O yüzden temkinli olmakta fayda var. Fatma Naz'ın filmdeki favorisi mamutlardı. Belkide file benzedikleri için onları çok sevmiştir. Şimdilerde hergün evde Buzlar Devri-2'yi izliyor. Eee ne yapalım elimizde olan o. Buzlar devri-3'ü daha alamadık:) Buzlar Devri-2 ve daha birçok cizgi film cd sini eşim ben Fatma Naz'a hamileyken arkadaşlardan almıştı. Kızım büyüyünce izler demiştide bende çok gülmüştüm. Daha beşik bile almamışken film cd'si almak garibime gitmişti.Haksızmıyım ama......
&
&
Gelelim ilk konser deneyimine. Müdürlüğümüzün Dumansız Yaşama Destek için organize ettiği bir konserdi. Bizde dumansız yaşama destek veren bir aile olduğumuz için hem konsere katıldık hemde imza listesine ismimizi yazdık. Yöresel sanatçıların katıldığı bir konserdi ve çok hoştu. Sadece arada sırada protesto için özellikle sigara içenler oldu. Onun dışında rahatsız edici bir durumla karşılaşmadık. Yalnız Fatma Naz Birol abisinin ona verdiği uçan balonlar elinden kaçmasın diye o kadar sıkı sıkıya tuttuki bu yüzden dans bile edemedi. Bu arada Dumansız Yaşama Destek veren en küçük gönüllü benim kızımdı. Yazmadan geçmeyeyim dedim:)
&

17 Temmuz 2009 Cuma

Yeniden Merhaba;

Annem uzun süredir sağlık problemleri, iş yeri problemleri, benim çiş problemim gibi sebeblerden dolayı yazamıyor. Bakın görüşmeyeli ben kocaman bir kız oldum. Çok büyümüşüm değil mi?(Maaşallah) Annem öyle diyo....
***
*

*****

Ama annem yavaş yavaş toparlanmaya başladı ve bana söz verdi. Artık blogumu güncelleyecek. Çünkü oda bu durumdan çok rahatsız. En kısa sürede görüşmek dileğiyle.

8 Nisan 2009 Çarşamba

Fındık , Fıstık Ooooooo

Dün gece sabaha karşı çok komik bir o kadar da ilginç mi ilginç bir olay yaşadık. Tarihe bu olayı muhakkak not düşmeliyim diye düşündüm. Hala gülüyorum halimize.

Olay mahalli anne ve babanın yatağı. Olay saati sabaha karşı 4-5 suları. Genelde yatakta 4,5,6 kişi olabiliyoruz o gece kaç kişiydik hatırlamıyorum. Fatma Naz'ın oyuncaklarıda bizimle yatıyorda. İlk evlendiğimizde bu yatağı neden bu kadar büyük almışız diye kendi kendimize kızıyorduk. Sonuçta ikimizde minyonuz. Ama yatağın büyük olmasının nimetlerini yeni yeni görüyoruz.

Eeee neyse olayı sulandırmayayım. Fatma Naz o saatte hıçkıra hıçkıra hemde iç çeke çeke ağlayarak kalktı. Bir yandan gözlerini ovuşturuyor bir yandan ağlıyor bir yandan da "anne fındık yiycem, leblebi yiycem" diyor. Hemde o saatte. Neye uğradığımız şaşırdık. Arkasından da "anne kıyakeyde kaymamış "diye hıçkırmasın mı.Ya şu çocuklar ne kadar saf rüyasına bakarmısınız. Biz rüyamızda yok efendim yılan, köpek, düşman, savaş görürüz benim kızım fındık, leblebi ,kraker görüyor.Ama çok güldük o anki haline. O kadar tatlıydı ki anlatamam. Normalde ağlamıyor bıcırık iç çeke çeke göz yaşı döke döke ağlıyor. Süreklide "fındık yiycem, leblebi yiycem, kıyakeyde yok" diye hayıflanıyor.Neyse onu sabah yersin kızım hiç biri bitmedi diye ikna edip yatırmamız yarım saatimizi aldı. Sabahta beklenen durum oldu ve uyanamadığımız için işe geç kaldık. Çantasına koyduğum kuruyemişleri ve krakerleri bir çırpıda yemiş teyzesinde. Afiyet bal şeker olsun kuzuma.

2 Nisan 2009 Perşembe

Ordan, Burdan,Şurdan.......


Miniğim seninle bu haftamız çok güzel geçti.Senin olduğun her günümüz güzeldi ama 2. doğum gününden sonra sanki sana sihirli bir el değdi ve büyüyüverdin. Beni hayretler içinde bırakıyorsun biliyor musun? Birlikte her gün bir faliyet yapmaya çalışıyoruz. Geçen gün patates baskısı ve ip baskısı yaptık. Çok sevdin sen bu işi ben yoruldum babanla devam ettin baban yoruldu ama sen hala yorulmadın. Baskı konusunda çok başarılıydın. Tebrikler. Dünde ev resmi çizip içine mercimek , nohut yapıştırdık. Bunda pek başarılı olamadık ama neyse. Mercimekleri yemeye kalkmasaydın daha uzun sürebilirdi yapıştırma işimiz. Kızım yeme dedikçe " ama anne neden" diye sorup durdun.Kızım çok sert dişin kırılır dedim ama nafile illaki deneme yanılma yöntemini kullanacaksın ya devam ettin yemeye. Ama baktın ki çok sert birazda halılar yesin diye halıya döktün. Ben de sana küstüm. Ama sen sürekli beni öpüp ve kendini zorla öptürüp "anne bayışalım mı " diye tutturdun. Sen mercimekleri toplayınca barıştık tabiki.
**********
Bu ay Meraklı Minik Dergisinin ekinde kurbağa maskesi vardı. 1 hafta boyunca maskeyi takıp vırakladın. Kurbağalar bile senin gibi güzel vıraklayamaz. Hayvanları çok seviyorsun ve onlara çok meraklısın. Maşallah tanımadığın hayvan yok. Karakulağı bile tanıyorsun. Meraklı minik dergisi sağolsun. Öpsem prensese dönüşür müsün acaba?
***
*
*********
Bu hafta benim kızım ne kadar büyümüş diye merak ettim ve boyunu ölçtük. Minnoş kızım 86 cm çıktın.Eh işte idare eder. Büyüme eğrin ortalarda gidiyor. Biz sana ne yaparsak sende bebeklerine aynısını uyguluyorsun ya hemen hepsinin boyunu ölçtün. Bebeğin boyu 90 cm miş. Sen ölçtün sen söyledin. Biz senin yalancınız. Sonra bir hışımla kendi boyunuda ölçmeye kalktın. Bize güvenmedin mi yoksa bıcırık. Ama o kendi boyunu ölçerken ki haline bittim. Ne kadar masum duruyorsun. Yalnız boyunu mu yoksa enini mi ölçtüğün pek belli değil.:) Yıllar sonra bu satırları okumayı Allah sana ve bana nasip ederse şimdiden "Anne ya.." dediğini duyar gibiyim.
***
*
***
* **********
Bunlarda bizim evin Altın Kızları. Bebeklerinle yan yana oturmayı çok seviyorsun. Onları uyutuyorsun, mama yediriyorsun, biri muhakkak kucağında oluyor. Gecede onlarla yatıyorsun. Arkadaş gibi görüyorsun onları heralde. Yoksa sen kardeş mi istiyorsun:)

İsimlerinide kendin koydun. Örgü bebek, Mantar bebek, Şarkı söyleyen bebek. Bazende bir ikisini Firdevs Teyzene götürüyorsun. Bu gün de kiraz bebeğini götürdün. Sabah doğum gününde diktirdiğimiz kırmızı askılı eteğini giydin ve (dolaptan kendin seçtin) "anne bu gün ben çok şık odum. Teryzem beni gezmeye götüysün." dedin. Cavitlere gitmek istiyormuşsun. Bu dileğini teyzene ilettik bakalım belki götürür. Caviti çok seviyormuşsun ama o sana oyuncaklarını vermiyormuş ve çok yaramazlık yapıyormuş.
***
*

**********
Sana çok büyüdün dedim ya nerden anlıyorum büyüdüğünü biliyor musun. Geçenlerde lokantaya gittik. Tabiki sen yanımızda olunca parkı olan bir lokantayı tercih ettik. Biz yemeğimiz babanla rahat rahat yedik ve sen parkta kendi halinde hiç sorun çıkarmadan oynadın. Ordaki kardeşlere çok saygılı davrandın. Senden küçüklere yardım ettin. Bu merhametin için sana çok teşekkür ediyorum canım yavrum. Beni çok mutlu ettin. En çokda parktaki evleri seviyorsun. Acaba sana bir çadır mı alsak bilemiyorum ki. Blogcu Teyzelere sorarız , deneyimlerinden faydalanır gerekliyse alırız tamam mı kuşum.
***

*

***
*
***
*
***********
Akşam babanla seni bu halde yakaladım. İkinizde çok tatlıydınız. Pardon üçünüzde aradaki biberonuda unutmayalım. Seni uyutmakta biraz zorlanıyoruz bebeğim . Anlıyorum sen bizimle daha çok vakit geçirmek için uyumak istemiyorsun ama sabah bizim gibi mesai için kalkıyorsun. Hemde büyümen için uyuman lazım değil mi bitanem. Bende seninle uzun uzun vakit geçirmek istiyorum ama kaliteli vakit. Uykuluyken hiç bişeyin tadı olmuyor ki. Sen uyuyunca 1 saat boyunca başında bekleyip seni izliyorum. Zaten masum bir meleksin ama uykuda dahada masumlaşıyorsun. İtiraf ediyorum seni biraz sıkıştırıp öpüyorumda. Uykunda seni rahatsız ettiğim için üzgümnüm ama dayanamıyorum ne yapalım. Sen de o kadar tatlı olma o zaman.
***
*
**********
Bu Erol Taş hallerin beni öldürüyor zaten. Çok kibarsın çok tatlısın ama çatal kullanmayı sevmiyorsun.10 parmak ve 2 el kullanmayı tercih ediyorsun yemek yerken. Aslında bu yemek değil akşam yemeğimizi yedik ve ben ertesi akşama tavuk çorbası yapıyordum ki tavukları görünce dayanamadın yiycem diye tutuurdun. İştahlı bir çocuk değilsin ama ete ve tavuğa dayanamıyorsun. Küçük bir tabağa koyduk kabul etmedin , hepsini istedin ve daldın içine. Neyseki o yemeği sadece biz yedik misafirimiz falan yoktu. Ama o tavuk çorbasında ayrı bir tat vardı sanki. Senin ellerinden bal damlamış anneciğim. Hiç bu kadar güzel çorba içmemiştim.
***
*
***********
Hafta sonu gittiğimiz marketin birinde dinazor vardı önce yaklaşmadın ama sonra pek sıkı fıkı oldunuz. Hiç bırakmak istemedin dinazoru.Dinazorda seni çok sevdi. Çünkü diğer çocuklar hep ağladı onu görünce ama sen tanışmayı tercih ettin. Aferin sana.
***
*
********
Minnoş kızım bu fotografda gözüken dolap babanla benim dolabım ama senin kıyafetlerin tarafından işgal edilmiş bir haldeler. Kıyafetlerin yetmiyormuş gibi birde sen giriyorsun dolabın içine. Şaklanıyormuşsun. Saklanırkende bağırıyorsun" ben buraya şaklanıyorum beni bulun "diye. Bizde arama numarası yapıyoruz ve sonuç ne oluyor hadi bil. Sonunda zorda olsa seni buluyoruz. Sen bu duruma çok keyifleniyorsun. Basıyorsun kahkahayı. O halin o kadar sevimli oluyor ki anlatamam. Sana bakıyorum bakıyorum ama doyamıyorum.
***
*
********
Yaşına göre kelime dağarcığında çok geniş ve kelimeleri uygun yerde kullanıyorsun. Hafta sonu dışarı çıktık. Beni doktora götürdün. Dışarda yağmur yağıyordu ve biraz soğuktu. Bu durum karşısında senin yorumun beni hayretlere düşürdü. "Anne havada pek soğuk" dedin. Ardındanda "çok fena yağmur yağıyor" deyince ben koptum zaten. Sen yoksa 2 yaşında değil misin bize numaramı yapıyorsun. Benim bile kullanmadığım sıfatları sen bir çırpıda yerli yerinde kullandın. Maşallah sana.
********
Bu günlerde bana çok düşkünsün. Nedenini bilemiyorum ama bişeyler mi hissediyorsun. Kendine bir rakip falan:) Bu bana düşkün hallarinden hiç şikayetçi değilim. Aksine hoşuma gidiyor. Anneciğine hiç kıyamıyorsun. Azıcık uzansam hemen üzerimi örtüyorsun. İlacımı getirip kendi ellerinle veriyorsun. İlaç içmeyi hiç sevmiyorum ama sen verince bir başka oluyor. Sen benim için çok değerli ve çok özelsin. Bunu hiç bir zaman unutma olur mu?
***********
Yazdıklarımı şöyle bir okudum da gerçekten başlığa yakışır bir yazı olmuş. Daldan dala konmuşum. Ne yapayım hayat hızla akıp geçiyor, herşey Fatma Naz dahil çok hızlı değişiyor. Ben ancak yakalayabildiklerimi klavyeden aktarabildiğim kadarıyla yazabiliyorum.