HOŞGELDİNİZ.......
Blogumuzu ziyaret ederek bizi yalnız bırakmadığınız için kocaman teşekkürler, tekrar misafirimiz olmanız dileğiyle;
20 Aralık 2009 Pazar
8 Eylül 2009 Salı
Fatma Naz'dan Argolar!!!!!
Bir gün Fatma Naz'ı beşiğine çıkartmak için kucağıma aldım eh haliyle insan 7 aylık hamile olunca biraz zorlanıyor .Biraz oflayarak puflayarakda olsa bizim kızı beşiğinine koydum. Fatma Naz hanım başını manalı manalı sallayarak bana;
-Başardın dostum demesin mi?
Ben şok oldum.Daha 2,5 yaşındaki kızım bana başardın dostum diyor. Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim.
Başka birgün Firdevs Teyzesine gelen bir komşu Fatma Naz'a
-Üzerindeki tişört artık sana küçük geliyor onu kardeşine verirsin demiş. Fatma Naz şöyle bir yan yan bakmış kadına ve,
-Yemezler diye karşılık vermiş.
Kadın şok olmuş. Tabii duyunca bende şok oldum. Bizim hiç kullanmadığımız argo kelimeleri nasıl yerli yerinde kullandı, nereden nasıl öğrendi diye düşünürken aklımıza Buz Devri geldi. Oturdum ve Fatma Naz' la birlikte izledim ve bu lafların oradaki Sit'e ait olduğunu keşfettim. Birçok kere izlemiş olmama rağmen o konuşmalar benim hiç dikkatimi çekmemiş. Bizim küçük hanımda çımbızla çeker gibi o lafları ezberlemiş. Neyseki kızımla konuştum ve hallettim bu argo kelimeleri. Artık kullanmıyor.
Küçücük masum yavruların ağzına hiç yakışmıyor bu argo kelimeler değil mi ?
25 Temmuz 2009 Cumartesi
İlk Sinema , İlk Konser
Gelelim ilk konser deneyimine. Müdürlüğümüzün Dumansız Yaşama Destek için organize ettiği bir konserdi. Bizde dumansız yaşama destek veren bir aile olduğumuz için hem konsere katıldık hemde imza listesine ismimizi yazdık. Yöresel sanatçıların katıldığı bir konserdi ve çok hoştu. Sadece arada sırada protesto için özellikle sigara içenler oldu. Onun dışında rahatsız edici bir durumla karşılaşmadık. Yalnız Fatma Naz Birol abisinin ona verdiği uçan balonlar elinden kaçmasın diye o kadar sıkı sıkıya tuttuki bu yüzden dans bile edemedi. Bu arada Dumansız Yaşama Destek veren en küçük gönüllü benim kızımdı. Yazmadan geçmeyeyim dedim:)
&
17 Temmuz 2009 Cuma
Yeniden Merhaba;

*****
Ama annem yavaş yavaş toparlanmaya başladı ve bana söz verdi. Artık blogumu güncelleyecek. Çünkü oda bu durumdan çok rahatsız. En kısa sürede görüşmek dileğiyle.
8 Nisan 2009 Çarşamba
Fındık , Fıstık Ooooooo
Olay mahalli anne ve babanın yatağı. Olay saati sabaha karşı 4-5 suları. Genelde yatakta 4,5,6 kişi olabiliyoruz o gece kaç kişiydik hatırlamıyorum. Fatma Naz'ın oyuncaklarıda bizimle yatıyorda. İlk evlendiğimizde bu yatağı neden bu kadar büyük almışız diye kendi kendimize kızıyorduk. Sonuçta ikimizde minyonuz. Ama yatağın büyük olmasının nimetlerini yeni yeni görüyoruz.
Eeee neyse olayı sulandırmayayım. Fatma Naz o saatte hıçkıra hıçkıra hemde iç çeke çeke ağlayarak kalktı. Bir yandan gözlerini ovuşturuyor bir yandan ağlıyor bir yandan da "anne fındık yiycem, leblebi yiycem" diyor. Hemde o saatte. Neye uğradığımız şaşırdık. Arkasından da "anne kıyakeyde kaymamış "diye hıçkırmasın mı.Ya şu çocuklar ne kadar saf rüyasına bakarmısınız. Biz rüyamızda yok efendim yılan, köpek, düşman, savaş görürüz benim kızım fındık, leblebi ,kraker görüyor.Ama çok güldük o anki haline. O kadar tatlıydı ki anlatamam. Normalde ağlamıyor bıcırık iç çeke çeke göz yaşı döke döke ağlıyor. Süreklide "fındık yiycem, leblebi yiycem, kıyakeyde yok" diye hayıflanıyor.Neyse onu sabah yersin kızım hiç biri bitmedi diye ikna edip yatırmamız yarım saatimizi aldı. Sabahta beklenen durum oldu ve uyanamadığımız için işe geç kaldık. Çantasına koyduğum kuruyemişleri ve krakerleri bir çırpıda yemiş teyzesinde. Afiyet bal şeker olsun kuzuma.
2 Nisan 2009 Perşembe
Ordan, Burdan,Şurdan.......



**********
Sana çok büyüdün dedim ya nerden anlıyorum büyüdüğünü biliyor musun. Geçenlerde lokantaya gittik. Tabiki sen yanımızda olunca parkı olan bir lokantayı tercih ettik. Biz yemeğimiz babanla rahat rahat yedik ve sen parkta kendi halinde hiç sorun çıkarmadan oynadın. Ordaki kardeşlere çok saygılı davrandın. Senden küçüklere yardım ettin. Bu merhametin için sana çok teşekkür ediyorum canım yavrum. Beni çok mutlu ettin. En çokda parktaki evleri seviyorsun. Acaba sana bir çadır mı alsak bilemiyorum ki. Blogcu Teyzelere sorarız , deneyimlerinden faydalanır gerekliyse alırız tamam mı kuşum.
***
*
*

*

Akşam babanla seni bu halde yakaladım. İkinizde çok tatlıydınız. Pardon üçünüzde aradaki biberonuda unutmayalım. Seni uyutmakta biraz zorlanıyoruz bebeğim . Anlıyorum sen bizimle daha çok vakit geçirmek için uyumak istemiyorsun ama sabah bizim gibi mesai için kalkıyorsun. Hemde büyümen için uyuman lazım değil mi bitanem. Bende seninle uzun uzun vakit geçirmek istiyorum ama kaliteli vakit. Uykuluyken hiç bişeyin tadı olmuyor ki. Sen uyuyunca 1 saat boyunca başında bekleyip seni izliyorum. Zaten masum bir meleksin ama uykuda dahada masumlaşıyorsun. İtiraf ediyorum seni biraz sıkıştırıp öpüyorumda. Uykunda seni rahatsız ettiğim için üzgümnüm ama dayanamıyorum ne yapalım. Sen de o kadar tatlı olma o zaman.
***
*

Bu Erol Taş hallerin beni öldürüyor zaten. Çok kibarsın çok tatlısın ama çatal kullanmayı sevmiyorsun.10 parmak ve 2 el kullanmayı tercih ediyorsun yemek yerken. Aslında bu yemek değil akşam yemeğimizi yedik ve ben ertesi akşama tavuk çorbası yapıyordum ki tavukları görünce dayanamadın yiycem diye tutuurdun. İştahlı bir çocuk değilsin ama ete ve tavuğa dayanamıyorsun. Küçük bir tabağa koyduk kabul etmedin , hepsini istedin ve daldın içine. Neyseki o yemeği sadece biz yedik misafirimiz falan yoktu. Ama o tavuk çorbasında ayrı bir tat vardı sanki. Senin ellerinden bal damlamış anneciğim. Hiç bu kadar güzel çorba içmemiştim.
***

Hafta sonu gittiğimiz marketin birinde dinazor vardı önce yaklaşmadın ama sonra pek sıkı fıkı oldunuz. Hiç bırakmak istemedin dinazoru.Dinazorda seni çok sevdi. Çünkü diğer çocuklar hep ağladı onu görünce ama sen tanışmayı tercih ettin. Aferin sana.
***

Minnoş kızım bu fotografda gözüken dolap babanla benim dolabım ama senin kıyafetlerin tarafından işgal edilmiş bir haldeler. Kıyafetlerin yetmiyormuş gibi birde sen giriyorsun dolabın içine. Şaklanıyormuşsun. Saklanırkende bağırıyorsun" ben buraya şaklanıyorum beni bulun "diye. Bizde arama numarası yapıyoruz ve sonuç ne oluyor hadi bil. Sonunda zorda olsa seni buluyoruz. Sen bu duruma çok keyifleniyorsun. Basıyorsun kahkahayı. O halin o kadar sevimli oluyor ki anlatamam. Sana bakıyorum bakıyorum ama doyamıyorum.

Yaşına göre kelime dağarcığında çok geniş ve kelimeleri uygun yerde kullanıyorsun. Hafta sonu dışarı çıktık. Beni doktora götürdün. Dışarda yağmur yağıyordu ve biraz soğuktu. Bu durum karşısında senin yorumun beni hayretlere düşürdü. "Anne havada pek soğuk" dedin. Ardındanda "çok fena yağmur yağıyor" deyince ben koptum zaten. Sen yoksa 2 yaşında değil misin bize numaramı yapıyorsun. Benim bile kullanmadığım sıfatları sen bir çırpıda yerli yerinde kullandın. Maşallah sana.
***********
25 Mart 2009 Çarşamba
Cumartesimiz ve Tavsiye









Birazda manzara.....



23 Mart 2009 Pazartesi
Doğum Günü Hediyeleri
*********
***
*********
Bunlarda pişti olunan iki hediye daha. Fatma Naz'ın filleri sevdiğini b
ilenler fil almışlar. Allahtan renkleri farklı. Biri anne fil diğeride baba filmiş Fatma Naz öyle diyor.
Hediyelerimiz bunlar. Bu doğumgünümüzde şehir dışından çok hediyemiz geldi. Herkese tek tek teşekkürler.
20 Mart 2009 Cuma
Lütfen Dikkat Çok Önemli
19 Mart 2009 Perşembe
Doğum Gününden Kesitler
*********
Neslihan Rize'ye ilk defa geldiği için onu biraz gezdirelim dedik. Vakitte kısıtlı olunca hızlı bir Rize turu yaptık. Önce sabah kahvaltısı için Dağmaran'a çıktık. Dağmaran Rize'nin en tepe yerinde bir tesis. Rize; çayıyla, yeşiliyle, deniziyle ayaklarınızın altında.
***
*
*************
Çok hoş, huzur verici, otantik bir ortam. Amca yeğen sobanın başında bol bol ısındı.
***
*
***********
Ardından Ziraat Tepesine gittik. Buranın manzarasıda süper. Rize'ye özel ağaçlar renk renk çiçekler görülmeye değer yani. Neslihanda biyoloğ olduğu için bu değişik ağaçlar dikkatini çekti ve bol bol resim çekti. Ardından sahilsiz Rize olur mu dedik ve sahilde kısa bir yürüyüşle gezimizi sonlandırdık. Eee eve gidip daha doğum günü hazırlıkları yapılacak. Neyseki Neslihan vardı ;iki elden hazırlıkları bitirdik. Yaşar Beyde nasılsa Neslihan var diye bol bol dinlendi..
**********
Koştura koştura hazırladığımız masamız.....
***
*

*********
Üzerinde iyiki varsın ,iyiki doğdun yazılı mütevazi pastamız........
***
*
***********
Hazırlıklar bitti misafirler geldi ama ortada bir sorun var. Doğum günü çocuğu Fatma Naz uyuyor. Artık onu uyandırdık . Aceleyle giydirdik. O yüzden saçları falan dağınık çıkmış resimlerde yavrumun. Önce kızım kendi elleriyle her gelen misafirimize doğum günü şekerlerinden ikram etti. Her zaman Firdevs Teyzesi Fatma Naz'a hizmet ederdi, doğum gününde Fatma Naz teyzesine hizmet etti.



********
Tuğba Ablası ve Fatma Naz....
***
*