Sayfalar

KIZLARIM BÜYÜYOR

Lilypie Waiting to Adopt tickers Lilypie Waiting to Adopt tickers

HOŞGELDİNİZ.......

Blogumuzu ziyaret ederek bizi yalnız bırakmadığınız için kocaman teşekkürler, tekrar misafirimiz olmanız dileğiyle;

19 Ağustos 2010 Perşembe

Diş Göründüüüüüüüü.....

Sonunda dün Zeynep Neva'nın 1. dişi göründü. İnci gibi minicik bişey. O kadar mutlu oldum ki anlatamam. Kızım büyüyor diye sevindim. Hemen cep telefonuna sarıldım ve aklıma gelen herkesi aradım.Diş çıkarmak için geç kalınmış değil ama aylardır herkes bu çocuk diş çıkaracak o yüzden huysuz diyordu hatta doktorumuzda bundan 1,5 ay önce bugün yarın diş çıkartır demişti. O yüzden dört gözle yolunu bekledik dişimizin. Hayata bir adım daha atmış oldu benim kızım. Adım dedim de aklıma geldi. 6,5 aylıkken emeklemeye başlayan kızım ardından 15 gün geçmeden duvarlara yada önüne gelen herşeye tutunarak yürümeye başladı. Anlayacağınız düz duvara tırmanıyor. Babası ve ablasıyla bile kovalamaca oynayacak kadar hızlı. Sağımda, solumda, arkamda yani evin her yerindsi. Birde kendin yürüyecekmiş. Yürüteç kullanmayı red etti. Yürütece binmiyor ama ona tutunarak kendiyle birlikte sürüklüyor.2 gün sonra burada Zeynep Neva yürüyor yazarsam şaşırmayın.
~~~~~~
Artık böyle güldüğünde dişlerini de göreceğiz inşallah. Zaten gülüşü çok güzel yavrumun. O güzelliğe dişlerde eklenince daha bir güzel olacak. Bu fotoğraflar geçen ayki Uzungöl gezimizden. Zeynep Neva'nın bin bir surat halleri. Hem binbir surat hemde binbir eda. Kızınca ıııııııı demeye başladı bile. Bişey istemeyince başlıyor vurmaya. Elide çok ağır. Telefonda babasına gel diyor. Daha ne olsun değil mi?





17 Temmuz'da kızımın ilk defa saçlarını kestirdik. Malum sıcaklar, benim kızın saçlarını da vurdu. Kendi kuaförüme götürdüm. Hiç mızırdanmadı. Kuaför ablasının kucağında akıllı akıllı durdu. Muazzez'de saçlarını bir güzel kesti. Yalnız tek sorun çocuk tıpkı erkeğe benzedi. Üzerinde pembe elbise bile olsa erkek zannediyorlar. Bende oğluşum diye seviyorum. Eeee oğlumuz yok ne yapalım.





Bunlarda kuaför dönüşü görüntülerimiz.




Uzungöl dönüşü amcamız gelecek demiştim ya bu görüntülerde ona ait. Zeynep Neva ilk defa emzik kullanmış. Amcası bir yerlerde emzik bulmuş vermiş ağzına, görünce çok şaşırdım.



Amcamız ve Fatma Naz. Fatma Naz amcasına çok düşkün onu biraz kardeşinden kıskandı ama olacak o kadar. Amcamızda Fatma Naz'a önceden çok düşkündü. Her gün arar nasıl olduğunu sorardı. Şimdilerde sadece biz arıyoruz. Tabi telefonlarına cevap verirse konuşuyoruz. Sebebi malum. Kalbe biri girince diğerlerinin dışarı çıkması gerekiyor ): Yani anlayacağınız ev sahibi gelince kapıya konan kiracı durumundayız.


Buda benim yaşı küçük kendi büyük birtanem, bebeğim, canım yavrum, arkadaşım, sırdaşım, yardımcım,yani herşeyim. Büyümeden büyümek zorunda kaldın. Seni çok seviyorum.Bugün Yadigar Teyzenin hediyesi olan Evim Benim Okulum setine başladık. Sen yaptığımız çalışmaları kesmişsin. Ben çok sinirlendim. Sana kızdım. Sende çok korktun. O korkuyla bütün odanı toplamışsın. Hemde benim bile toplayamayacağım bir düzenle. Görünce çok şaşırdım. Aslında her şeyi yapabilecek kapasitedesin ama yapmıyorsun. Ancak kızınca yapıyorsun. Yemeğini yemeyi, tuvalete gitmeyi kendin yapabildiğin halde yapmıyorsun. Sorun kardeşin mi yoksa sana çok mu yükleniyoruz. Bilmiyorum ki. Allah bana sabır ve güç versin.gerçekten iki çocuk zormuş.Canım bugün sana kızdığım için özür dilerim. Ama çok yoruluyorum. Yorulmam senin suçun değil tabiki. Annenizsem sabretmek zorundayım değil mi. Ama yarın daha güzel olacak bundan emin olabilirsin.






11 Temmuz 2010 Pazar

UZUNGÖLDEYİZZZZZZZ...............

Burası müthiş bir yer. Babamızın işi sebebiyle 1 hafta burdayız. Yani baba işe biz gezmeye. Fotoğraf makinamın ayarlarında sorun var. Onuda halledince bol bol resim yayınlarım inşallah. Kızlarda bende burada çok mutluyuz. Rize'nın sıcağından ve neminden çok bunalmıştık. İlaç gibi gelecek burası bize. Aslında ben daha fazla kalmak istiyorum ama hafta sonu amcamız gelecekmiş. Yine görüşmek üzere..........

24 Haziran 2010 Perşembe

DİKKAT!!! BU EVDE EMEKLEME ÇALIŞMALARI YAPILMAKTADIR.

Bebeğim ne kadar masumca beni alın der gibi bakmışsın. Ama o kadar da masum olmadığını ve beni yok yok hepimizi ne kadar çok yorduğunu biliyorsun. Olsun ben halimden şikayetçi değilim bir gülüşün ağzını koca koca açışın yeter. Dün doğdun bu gün büyüdün senin büyüme hızına yetişemiyorum.


10 gündür emekleme çalışmaları yapıyorsun.Önce köprü yaptın sonrada emekledin.Oturmak mı ?1 ay önce oturma işini kökünden çözdün. İnanamıyorum hızına.
Biraz emekleyince de böyle keyiften dört köşe oluyorsun. Hakkın ama kimbilir bu işleri yapmak senin için ne kadar da zordur. Hatta bu gün ne yaptın biliyor musun ablan çizgi film izlerken sen emekleyerek gidip televizyonun fişini çektin. Biz yok cıs yapma derken sen nasıl yaptım ama der gibi pis pis sırıtıyordun. Emekleyerek ilerlediğin şu günlerde yolun açık olsun.


Bu hafta sonuda ilk defa denizle tanıştın. Önce pek memnun kalmadın bayağı ağladın sonrası malum, resim her şeyi anlatıyor.


 Ablanla aranız şu günlerde iyi. Yavaş yavaş birlikte oynamalara başladınız. Arada sırada küçük kazalar olsada birlikteliğiniz hoşuma gidiyor. Yalnız senin elin sürekli birilerinin saçında. Saç çekmeyi çok seviyorsun. Parka gidince ablan seni sallamaktan çok hoşlanıyor. Yalnız sen biraz korkuyorsun heralde. Baksana nasılda sarılmışsın salıncağa.

 Korkma bebeğim. Ablan sana dokunmak isteyen bi çocuğa nasıl haşin davranıyor. Sana hiç zarar verir mi?

 Aaa bu arada emeklemek, oturmak dedim ama asıl önemli şeyi unuttum. 2 hafta önce ilk cümleni kurdun. Evet ilk cümle yanlış yazmadım. Sürekli dedde diddi dedin. Bizde hayırdır inşallah ne dedesi ne zaman geldide gitti diye bayağı güldük. Hemde çok net ve anlaşılır şekilde söyledin. Bu günlerde de anneceğine süpriz yaptın.Öncelerde mem diye seslendiğin annene şimdilerde annne diye sesleniyorsun. Hemde bastıra bastıra çırtlak bir sesle onlarca kere tekrarlıyorsun. Baban bu duruma çok bozuluyor. Bazen sana küstüğü bile oluyor. Her bebek önce baba sonra anne der bizimki niye tersini yapıyor diye hayıflanıyor. Bende diyorum ki her bebek önce kelime sonra cümle söyler bak bizim kızımız cümleyle başladı diyorum. Emeklerken de ay ay diye emekliyorsun ya o görülmeye değer işte.

Hala dişin çıkmadı ama sürekli diş çıkarma belirtilerin var. O da hayırlısıyla çıksaydı herşey tam olacaktı. Yazdıkça aklıma yeni şeyler geliyor. Onu da ekleyeyim. Bu yeni bir olay değil. 1 aydır ablan nerde desek hemen ablana , annen nerde desek annene, baban nerde desek babana bakıyorsun, baban evde yoksa kapıya bakıyorsun. Ablanı görünce yada baban işten eve gelince acayip heyecanlanıyorsun. Hemen onlara gülücükler atıp hareketleniyorsun. İki elinden tutunca adımlar atıyorsun.(Bazen de yan yan adımlar.) Bu da senin çok hoşuna gidiyor. Erken mi yürüyeceksin acaba.

Şu yaşta ablanla aynı odayı paylaşıyorsunuz. Şu yaş dediğim zaten 2,5 aylıkken aynı odada yatmaya başladınız.Şimdilik sorun yok bakalım ilerleyen vakitlerde ne olacak.

Bu gün itibariyle 8 kilo 400 gramsın. Boyun 65 santim. Herşey normal gidiyor.(Allah'a şükür)


17 Haziran 2010 Perşembe

Cumartesi...

Hava çok sıcak.Hele nem bunaltıyor insanı.Evde durulmuyor, dışarda durulmuyor. Ne yapacağımızı şaşırmış vaziyetteyiz. Allahtan sahildeki parklar bizi kurtarıyor. Azda olsa denizden gelen esinti ferahlatıyor insanı. Cumartesi günü İyidere Belediye'sinin yeni yapmış olduğu bir parka arkadaşlarla birlikte gittik.



Bu park hem çocuklara hemde büyüklere göre dizayn edilmiş. Rize'nin sahilindeki parklarda güzel ama çok kalabalık.Her üç kişiden biri tanıdık çıkıyor.Yürüyüş yapsan insanlara çarpa çarpa ilerleyebiliyorsun. Eee 1. çay sezonu bitti. Herkes köylerden Rize'ye dönmeye başladı.




Fatma Naz bol bol kumda oynadı, spor yaptı, sallandı ve arkadaşıyla dedikodu yaptı.




İki kız böyle ağız ağıza vermiş ne konuşuyor dersiniz. Valla ben bilmem. sadeca görüntü yakalayabildim, ses kaydedemedim.




Zeynep Neva dönen salıncağa bindi. Malum her çocuk gibi oda salıncakta sallanmayı pek sevdi. Anneside onu bol bol salladı.


 



Acıkıncada Rize'nin kel simitinden yedi. Ben 32 dişimle yiyemiyorum bu simidi, ağzında tek diş bile olmayan yavrum evire çevire simidin hakkından geldi.


 


Dedim ya burası büyükler içinde ideal bir yer diye. işte bizimkiler karınlarını doyurdular çayı kimin demleyeceğini belirlemek için okey turnuvasına başladılar.


 


Ben mi? 2 çocuklu bir anne  olarak çocukların karınlarını doyurdum, serinlesinler diye sık sık ellerini yüzlerini yıkadım, tuvalet ihtiyaçlarını giderdim, okey oynayanları seyrettim,bol bol da fotoğraf çektim. Daha ne olsun....

25 Mayıs 2010 Salı

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Çok Tatlı Görünüyodu Ama,


Mutfakta Zeynep Neva'ya çorbasını içirdim ve abla kardeşi baş başa bırakarak lavaboya geçtim. 5 saniye sonra Zeynep Neva'nın çığlıklarıyla kendimi mutfağa attım. Gözlerinden yaş gelecek kadar çığlık çığlığa ağlıyor. Hemen Fatma Naz'a ne olduğunu sordum. Ama cevap yok. Panikledim. Kendi kendime de yok canım ne olacak 5 saniyede kardeşine ne yapabilir ki gibi düşüncelerle içimi ferahlatmaya çalışıyorum.



Bütün sakinliğimle tekrar sordum kızım kardeş neden ağlıyor. Fatma Naz'da gayet sakin hiç birşey olmamış gibi rahat bir şekilde ve hatta oynadığı oyununa devam ederek eli acıyoda ondan ağlıyo dedi Allah Allah ne oldu ki eline kızım dedim. Aynı sakinlikle ben ısırdımda ondan demesin mi. Ben şoktayım, inanamadım hiç ısırma huyu olmayan çocuk kardeşinin elini ısırmış. Hemen Zeynep Neva'nın eline baktım; kocaman diş izleri. Allahtan bir kere ısırmış. Niye ısırdın kızım diye soruncada, çok tatlı görünüyodu ama diye gayet masumca cevap veren bir kızım var.


13 Mayıs 2010 Perşembe