
*
***
Fatmacığım biraz önce Mümine'yle konuştum yazın Ayşe ve Fidan'ın geleceğini duyunca haber ver belki bizde geliriz dedi. Ona göre iyi düşün davetim hala geçerli......
Blogumuzu ziyaret ederek bizi yalnız bırakmadığınız için kocaman teşekkürler, tekrar misafirimiz olmanız dileğiyle;

*
***
Fatmacığım biraz önce Mümine'yle konuştum yazın Ayşe ve Fidan'ın geleceğini duyunca haber ver belki bizde geliriz dedi. Ona göre iyi düşün davetim hala geçerli......
***
Bu arada biz Fatma Naz için Akika Kurbanı kesmeye karar verdik. Zaten kesecektik ama bu hastalıklardan dolayı erkene aldık. Akika Kurbanı hakkında çok bilgim yok. Biraz netten araştırdım. Şurada biraz bilgi buldum. Daha ayrıntılı bilgisi olan varsa ve paylaşırsa sevinirim.
Dertler bitmiyor ki biraz öncede babamın dayısının oğlunun yoğun bakımda solunum çihazına bağlandığını öğrendim. Söylerken uzak akraba gibi geliyor ama Bekir abi çok sevdiğimiz bir yakınımızdır.. Onun için herkesden dua bekliyorum.
*******
Neden yazmak istemediğime gelince tam 1 aydır kızım hasta. Ben de onları buraya aktarmak istemiyorum Çünkü kızım ilerde blogunu okuduğu zaman aman canım çocukluğumda hep hastalıklarla geçmiş deyip üzülmesin istedim. Aslında kızım çok sık hastalanan bir çocuk değil ama bu günlerde ne oluyor anlayamadık. Önce içme sularından enterit oldu ve bu hastalığı çok ağır geçirdi. Hiç birşey yiyemedi ve serumla besledik. Tam iyileşti derken gribal enfeksiyon, öksürük, ateş peşimize takıldı. Yine tam iyileşiyorduk ki of neler oldu neler. Aslında yazmaya biraz çekiniyorum ama yazayım. Kızım geçen cumartesi (24.01.2009) akşam 20.30 civarında üzerine çay döktü ve yandı. Ayy şimdi yazarken bile içim sızladı. Aslında Fatma Naz çaya , sobaya şıcak şeylere dokunmaz. Yanacağını bilir. Yinede biz çocuktur ne yapacağı belli olmaz diye dikkat ederiz. Mutfakta ben kendime porselen fincana çay doldurdum ve tezgahın ilerisine ittim. Yani Fatma Naz'ın yetişemeyeceği bir yere. Nasıl olduysa Fatma Naz fincana yetişmiş eline alamamış ama kulpunu tutmuş ve çay önce tezgaha sonra kızımın üstüne dökülmüş. O hiç tepki vermedi eme ben anında farkettim ve çıklık cığlıga hemen suyun altına tutup kıyafetlerini çıkardım. Zannedersem fincanı boş zannetti. Tezgah yüksek olduğu için normalde başından aşağıya dükülmesi gerekirken boynuna ve sol koluna dökülmüş. Başını fincana uzanmak için kaldırmış heralde. 1 haftadır onun pansumanı ile uğraşıyoruz. Bu günde plastik cerrahiye gittik. İz kalabilir dedi. Biraz üzüldüm açıkcası. Ama Allah beterinden korusun. Bunada şükür.
*****
6 yıl önce çocuk cerrahi servisinde hemşirelik yapmıştım. Çok fazla yanık vakaları gelirdi. Ama büyük yanıklar. Genelde süt, recel yanığı falan. Annelere içimden çok kızardım. Helede pansuman esnasında ilk sordukları soru hemşire hanım iz kalır mı olunca çileden çıkardım. Eğer yanık olayı başına gelen varsa anlar. Çok ağrılıdır. Pansumanda da çok canınız yanar. Ama benim sorduğum ilk soru çok ağrı yapar mı, ateşi yükselir mi, enfeksiyon kapar mıydı. İz kalır mı sorusu 4. sıradaydı. Ve o günler aklıma geldi.
*****
Bende kendimi yeni yeni toparlayabildim. Kızımın yandığı gün kendimi o kadar kasmışım ki bacaklarım ve kollarım tutulmuş. Biraz daha toparlanayım ihmal ettiğim bloguma ve arkadaşlarıma daha sık uğrayacağım.
için saatlerce uğraşıyorsan
***
*
Bir çok arkadaşın var demektir
&
Faturalarını ödeyebiliyorsan
***
*
Bir işin var demektir.
&
Pantolonun biraz sıkıyorsa
***
*
Aç kalmıyorsun demektir.
&
Gölgen seni izliyorsa
***
*
Güneş ışığını görüyorsun demektir.
&
Otobüsten indiğin yerden işyerine yolu uzun buluyorsan
***
*
Yürüyebiliyorsun demektir
&
Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyorsan
***
*
Konuşma özgürlüğün var demektir
&
Yanındaki adamin sesinden rahatsız oluyorsan
***
*
Duyuyorsun demektir.
&
Camları silmen , çatıyı onarman gerekiyorsa
***
*
Bir evde yasiyorsun demektir
&
Doğalgaz faturan yüklü geliyorsa
***
*
Isınıyorsun demektir
&
Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırların varsa
***
*
Yığınla giyeceğin var demektir
&
Çalar saatin sabahın köründe çalıyorsa
***
*
Yaşıyorsun demektir
&
Aksamları kendini yorgun hissediyor ve bacakların ağrıyorsa
***
*
O gün üretici olmuşsun demektir
&
VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABİLİYORSAN!
MUTLUSUN DEMEKTİR

MUTLULUK...
Sorunsuz bir yaşam değil,
Onlarla başa çıkabilme yeteneği demektir...