Sayfalar

KIZLARIM BÜYÜYOR

Lilypie Waiting to Adopt tickers Lilypie Waiting to Adopt tickers

HOŞGELDİNİZ.......

Blogumuzu ziyaret ederek bizi yalnız bırakmadığınız için kocaman teşekkürler, tekrar misafirimiz olmanız dileğiyle;

24 Kasım 2008 Pazartesi

Eyvah Kızım Büyüdü

Nereden başlasam bilemiyorum ki şu Fatma Naz hanımın yaptıklarını yazmaya.Fotoğraf makinamızda sorun olduğu için fotoğraf da yayınlayamıyorum.Ama bu diyalogları da yazmadan geçemeyeceğim.

*****

*********

*****
Hafta sonu sabah 07.30 Fatma Naz ayakta tabiki. Biraz yatak boğuşması ardından babası kızına hiç kıyamaz ya hemen yelek giydirme muhabbetleri.Buraya kadar herşey normal gibi gözüksede bizimki babasına öyle bir laf etti ki anlatamam.Yeleğini kendi giyinmek istedi babası müsade etti ama beceremeyince müdahale etti. Ve aldığı cevap...................

-baba şen kayışma

İlk defa böyle bir sözle karşılaşınca şaşırdık tabiki.

*****

*********

*****

Ya geçen hafta sonu alışverişteki halleri. Önce LCW'ye girdik. Oradan ben askılı bir kot pantolon beğendim.Tabiki Fatma Naz'ın fikrinide sordum. Hemen pantolona sarıldı,

-anne bu çok güjel. dedi ve aldık

Bir tanede kadife pantolon alalım dedim ama yaş grubu kalmadığı için alamadık.Yolda yürürken normal bir çocuk mağazasına girdik.Markasız ama genelde ürünleri kaliteli bir magaza.Kadife pantolon alalım dedik ama rezil olduk.Ben pantolonu aldım Fatma Naz'a gösterdim

-alalım mı kızım
-anne bu güjel diil. dedi ve itti.

Tabiki bizde almadık ama orada çalışan bayanlar biraz tepki gösterdi. İşte neymiş efendim çocuğun dediği şeye göre mi hareket edilirmiş .Bizim işimiz zormuş falan. Velhasıl pantolonu almadık.Bizim kız özgür kız mı olacak ne. Ne istediğini bilen ve kendi kararlarını alan birisi olamsında bence hiç sakınca yok.Söylenenleri çok takmadım zaten.Aman böyle derken marka düşkünü olmasında...

*****
*********
*****
Ama haftasonu kızım bana ev işlerinde yardım etti.Koltuk sildik birlikte.İşim o yüzden çabucak bitti de gezmeyede fırsat bulduk.Burada çok güzel çay yapan Çaykur Tepesi diye bir park var.Oraya gittik.Fatma Naz orayı çok sever.Herşey doğal.Resmi bir yer olduğu için Atatürk'ün de büstü var tabiki.Fatma Naz Atatürk'ü çok seviyor.Hemen yanına gidip,
-naşılsın Atatüyk diye hal hatır soruyor. Sonra bana dönüp
-anne şen Atatüyk'ü şeviyoy muşun? diye soruyor.
*****
*********
*****
Bu arada konuşmalarımız iyiden iyiye ilerledi artık. Bazı kelimeler çok orjinal. Mesela
-pakı pakat
-pikap oku
-kucunna al
-patak (tabak)
-kakkumba

18 Kasım 2008 Salı

Sınavı Kazandım

Sizinde bildiğiniz gibi yaklaşık 1,5 aydır ders çalışıyorum. Ne zor bişeymiş şu ders çalışmak. Aslında ders çalışmayı seviyorum ama imkanlarım dahilinde çok zor oluyor. Neyseki 3 aşamalı sınavın 2. aşamasını da geçtim. Şimdi son aşama yani sözlü sınavım kaldı. 19 Aralıkta, inşallah ondada başarılı olurum. Dua ve desteklerinizi bekliyorum. Kızımda çok destek oluyor maşaallah.
- anne şen deys oku ben dinlim. diyor.
Sırf onun için bu son aşamayıda geçmem lazım. Yoksa bu kadar emeklere yazık olacak. Şu stresli günler bitsede rahat rahat kızımla ilgilensem, onunla gezmelere gitsem, ders çalışma stresi olmadan sınırsız ve özgürce oynasam. İnşallah hepsi olur dimi***********

7 Kasım 2008 Cuma

Rize'nin Çok Değerli Bir Misafiri Var


Bu haftamız yoğun bir o kadar da güzel geçti. Müdürlük olarak İletişim ve Hasta Hakları konusunda biz kamu çalışanlarına eğitim vermesi amacıyla Türkiye'de Hasta Haklarının kurucusu olan Refik Akten'i Rize'ye davet ettik.Sağolsun oda bizleri kırmadı ve 3 günlük bir seminer proğramı ile aramızda oldu. Seminerler tabiki süperdi.


***************



*****************




**************




****************

Daha önceden Ankara'da aynı kurumda çalışıyorduk ve ne büyük bir şans ki komşuyduk. Hamileliklerimde az kahrımı çekmediler. Refik Beyin, eşi Ayşe'nin, çocukları Arif İsa ve Mahmut Enes'in hayatta muhakkak tanışılması gereken insanlardan olduklarını düşünüyorum. Ayşe ve Refik Bey iletişim , insan ilişkileri ve özellikle çocuk eğitimi konusunda çok derin ve ince bilgilere sahipler. Ayşeciğim sende bir blog açsanda şu çocuk eğitimi konusundaki bilgilerini bizimle paylaşsan olmaz mı canım benim.Refik Bey'in Fatma Naz'ın tabiriyle Fefik Amcanın Hızlı Okuma İle Öğrenme ve Hastanın Adı Var isimli iki tanede kitabı var. Aynı zamanda yazılarına ulaşmak isterseniz http://www.merhabagazetesi.com.tr/ adresini tıklayın lütfen.


Bunlarda Fefik Amcasının Karelerinden Fatma Naz
****************

****************

Fatma Naz Fefik Amcasını çok sevdi. Fefik Amca yine gel oldu mu?Ama gelirken Ayşe Teyzemi ve abilerimi getirmeyide unutma.

****************






4 Kasım 2008 Salı

Arabadaki Muhabbetler

Akşam Fatma Naz' alıp eve dönerken arabada yapılan muhabbetlere bayılıyorum. Ben,
-Kızım günün nasıl geçti? diye soruyorum.
Fatma Naz yüksek sesle,
- İyiiiiii
Sonra onu koltuga oturtup kemerini baglayınca bizim gönüllü polis memuru başlıyor,
-Anne şende kemeyini tak
-Tamam kızım hatırlattıgın için teşekkürler taktım.
Sırada babası var,
-Babaaa şende kemeyini tak. (babayı uzatarak söylüyor)Babada aynen,
-Tamam kızım taktım.
Yol boyunca bizim kontrol memuru,
-Anne kemeyini taktin mi? Baba kemeyini taktin mi? diye sorular soruyor.
Bu arada geçen hafta ki yazımda Fatma Naz'ın daha tam olarak soru cümlesi kuramadığını yazmışım. Bu hafta Maşaallah süper soru cümleleri kuruyor. Yalnız "ı" yerine" i " koyuyor. Heralde haftaya onuda düzeltir. Şu çocuklar ne kadar hızlı gelişiyor ve değişiyor değil mi? Şu blogda olmasa nasıl takip edecektik ki değişmeleri.

Memmede Cüt Ok

Bu hafta yeni bir ilke daha imza attık. Artık Fatma Naz anne sütü almıyor. Kendi istegiyle radikal bir karar aldı ve süt yoksa bende yokum dedi.
Bu bırakma aşamasında çok zorlanacağımı düşünüyordum ama kendiliğinden olunca çok şaşırdım. Fatma Naz normalde emmeye çok düşkün bir bebekti. Ben de iki yaşına kadar anne sütü alsın istiyordum ama yavaş yavaş da onu bırakması yönünde hazırlamaya çalışıyordum. Kucagımdayken artık benim kızım büyüdü memmeme gerek yok diye zarf atıyordum Belki de onun etkisi de olmuştur.
Bir hafta falan kendi hiç istemedi benim teklifimle birazda zoraki emdi.Ama haftasonu kızım sen neden memme istemiyorsun gel vereyim diye hazırlanınca,
- anne pakat pakat memmede cüt ok. dedi
Kendimi önce çok kötü hissettim. Aramızdaki o bağ Fatma Naz'ın istegiyle kopmuştu. Ama o karar vermişse doğru karar vermiştir ve tam zamanıdır.Onun kararlarına güveniyor ve saygı duyuyorum.
Canım kızım 19,5 ay seninle birşeyleri paylaşmak çok güzeldi. Ellerinin sıcaklığını ve gözlerinin masumlugunu o yumulmalarını hiç unutmayacağım.Sende ilerde hatırla diye bloguna ekliyorum.

24 Ekim 2008 Cuma

Küçük Arkadaşım

Bu günlerde kızımın algıları süper açık. Belki önceden de bu kadar anlayabiliyordu biz farketmiyorduk. Dediğim gibi babamız olmadığı için Firdevs Teyzemize dolmuşla gidiyoruz. Dolmuşa kadar ve dolmuştan indikten sonra biraz yürümemiz gerekiyor. Benim kollarımda güç kaybı olduğu için fazla ağırlık taşıyamıyorum. Taşıdığım zaman çok fazla ağrım ve uyuşmalarım oluyor. Sağolsun kızımda bebekken kucağı çok sevmesine rağmen benden kucak istemez babasından isterdi. Şimdi de onun bazı tepkilerine inanamıyorum.Sabah acele ettiğim için onu kucagımda taşıyayım diyorum biraz yorulunca ben teklif etmeden kızım,

-Anne inim. diyor

indirince de

- Geç kadık. Deyip başlıyor koşmaya

Dün akşam yine onu almaya gittiğim de hava güzel de olunca dolmuşa kadar aheste aheste yürüdük. Tam birkaç adım kalmıştı ki dolmuş geçti. Ben,

-Tüh dolmuş kaçtı. Deyince Fatma Naz da aynen;

-Tü domus kadı. dedi

Ben de gayri ihtiyari

-Ne yapacağız kızım deyince hemen cevap,

-Yüyüyüz.Oldu ve hızlı hızlı koşuşturmaya başladı.

Ben bu cevap ve hareket karşısında çok şaşırdım. Sonra yolda beklemektense yavaş yavaş yürüyelim dedik. Yolda köpekle konuştuk

-Naşılşın hav hav dedik
-İyi akkam hav hav diye veda ettik.

Kedileri kovaladık. Kızımla bol bol sohbet ettik. Aynen bir arkadaşımla konuşuyormuşum gibi konuştuk; çok hoşuma gitti. Her eve bir kız lazım. Dolmuşa binip eve gidene kadar hava biraz karardı.Kızım

-Anne koykuyo deyip kucak istedi.

Ama ben ona karanlıktan korkulmaz anneciğim diye anlatınca rahatladı.
Bu arada İstanbul'dan hediyelerimiz geldi.Kızım montunu çok sevdi akşam bir süre onunla oturdu arada sırada,

-anne mon güzel?(soru cümlelerini bu şekilde kuruyor)

Diye benden teyitler aldı. Biraz büyük geldi ama olsun yinede kızım çok sevdi.
Akşam da yine bol bol kitap okuduk. Okuduğumuz kitaplardan birinde bir kız çocuğu, adını biz Ayşe Abla koyduk annesine boncuktan kolye yapıp hediye ediyordu.Kitabın sonunda Fatma Naz

-Anne sende iştiyon?

Demez mi çok hoşuma gitti. Şimdi favori kitabı o. Akşam 10 defa falan okuduk heralde. Kitabın sonun da Ayşe abla annesine sarılıyor öpüyor tabbii Fatma Naz durur mu hemen oda bana sarılıp öpüyor öpüyor.
Dün akşam da ilk defa anneciğim hadi kaitaplarını topla masanın üzerine koy deyince hepsini topladı ve masasının üzerine koydu. Kızım büyüyor galiba. Ama bilin bakalım sabah ne oldu?
Onu uyandırmaya çalışrken uykusunda babacığım diye ağladı. Çok üzüldüm. Gözlerini açınca hemen bana sarıldı. Çok duygusal bir kızım var anlayacagınız.

23 Ekim 2008 Perşembe

Teşekkürler

Canım arkadaşım Ayşe ve Muko bana blok arkadaşlık ödülü vermişler. Gerçekten çok sevindim. Onlara ve diger tüm blog yazarlara benide blog dünyasına kabul edip yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Bende bu ödülü kabul ederse http://cisearslan.blogspot.com adresine dogum günü hediyesi olarak gönderiyorum.